Görsel Günlük

  • Rastgele
  • Arşiv
  • RSS

“Kıskançlık” (2.deneme)

“Başarıya giden rekabet ortamında kıskançlık “

eskizler , çekim aşaması ve sonuç….

  • 1 yıl önce
  • 1
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

Bağlamsal ve Kültürel Çalışmalar

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

''Bir Ülke Değişirken-Tanzimattan Cumhuriyete Türk Resmi'' Sergisinde Çektiklerim....(Her resmin detaylı bilgisi kendi altında bulunmaktadır)

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
I paint objects as I think them, not as I see them
Picasso
  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
….Fotoğraf projelerinin sergilenme biçimleri ve konuya göre baskı teknikleri ile boyut seçimleri hakkında gözlerimi açan yararlı bir söyleşiydi….
Anlatılanların içinde en çok ilgimi çeken Şahin Kaygun’un polaroid fotoğrafları ve foto pentür çalışmaları oldu….. örnekleri için » http://www.fotoritim.com/yazi/beyhan-ozdemir—turk-fotograf-sanatinda-bir-ekol-sahin-kaygun
View Separately

….Fotoğraf projelerinin sergilenme biçimleri ve konuya göre baskı teknikleri ile boyut seçimleri hakkında gözlerimi açan yararlı bir söyleşiydi….

Anlatılanların içinde en çok ilgimi çeken Şahin Kaygun’un polaroid fotoğrafları ve foto pentür çalışmaları oldu….. örnekleri için » http://www.fotoritim.com/yazi/beyhan-ozdemir—turk-fotograf-sanatinda-bir-ekol-sahin-kaygun


  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
'\x3ciframe src=\x22http://player.vimeo.com/video/20757319\x22 width=\x22500\x22 height=\x22375\x22 frameborder=\x220\x22\x3e\x3c/iframe\x3e'

Buket Şahin - “Güneş Kadınları” Fotoğraf Gösterisi ( 15 Kasım 2011, Photoworld Fotoğraf Merkezi )

…Herkesin tanışması gereken muhteşem pozitif enerji yayan bir fotoğrafçı…..

——————-

Buket Şahin Kimdir?
Buket Şahin, fotoğraf ve yollara sevdalı, araştırmacı bir gezgin olarak 5 kıtada 48 ülke gezdi. 16 yıl yaşadığı New York’ta MBA eğitiminden sonra uzun yıllar ‘Wall Street’te çalıştı. Sanat-kültür vakfı MASP’in yönetim kurulunda görev aldı, edebiyat etkinlikleri düzenledi. Cumhuriyet gazetesinde ‘Sömürü Düzeni’ üzerine yazı dizileri yayınladı. Efsane yazar ‘Eduardo Galeano’ ile Uruguay’da röportaj yapan Şahin, Helsinki ve Lizbon’da ‘Romanlar’ üzerine sunum yaptı, Amerika’daki TV kanalları için Türkiye’yi tanıtan belgesellerde çalıştı. Sevdiği fotoğrafçılardan Martine Franck’in “iyi fotoğraf meselesine artık pek o kadar aldırmıyorum, tarih için kanıt topluyorum ben” felsefesine yakın hissediyor kendini.
www.buketsahin.com

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Tophane-i Amire’ de gerçekleşen Salvador Dali sergisini gezip eve dönünce yapılan “mama kolajı” :)
Pop-upView Separately

Tophane-i Amire’ de gerçekleşen Salvador Dali sergisini gezip eve dönünce yapılan “mama kolajı” :)

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
sergi biletleri, kartları, katalogları, yardımcı kitaplar, dergiler, posterler karmaşası
Pop-upView Separately

sergi biletleri, kartları, katalogları, yardımcı kitaplar, dergiler, posterler karmaşası

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

“Osman Hamdi Bey ve Amerikalılar” / Pera Müzesi / 15 Ekim 2011 - 8 Ocak 2012

f

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
'\x3ciframe src=\x22http://player.vimeo.com/video/34426275\x22 width=\x22500\x22 height=\x22375\x22 frameborder=\x220\x22\x3e\x3c/iframe\x3e'

Paul Auster’ın “New York Üçlemesi” serisinin ilk kitabı olan “Cam Kent’i” fotoroman haline getirmeye çalışırsak……….

Tosunum Deniz Baytaş’a minnettarım…….

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+

Ne varsa eskilerde var…..

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Öncelikle resmin etkin bir biçimde düşünce tarihine katıldığını —dolayısıyla yalnızca biçimsel niteliklerine yönelik bir yaklaşımın düşündürebilecceklerinin tersine, resmin kendisinin de düşünce olduğunu — söyleyebiliriz. Resim sanatı, bir başka alanda dile getirilmiş fikirleri izleme gereksinimi duymadan düşünür. Campin ve Van Eyck, Erasmus’tan yüz elli yıl önce yaşamışlardır. Nicolas De Cues onların çağdaşıdır ama ressamlar ondan değil de, o ressamlardan birşeyler öğrenmiş gibidir. Resim ikonolojik yönteme göre herhangi bir nesnede ya da devinimdeki bir kez belirlenmiş anlamı kodlayarak düşünemeyeceği gibi, bu şekilde çok fazla da düşünemeyecektir; resim, gösterimin kendi değişkenlikleri üzerinden düşünür.

Tzvetan Todorov, “Resimde Bireyin Gösterimi”

( Sanatta Bireyin Doğuşu kitabından alıntıdır.)

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
'\x3ciframe width=\x22500\x22 height=\x22375\x22 src=\x22http://www.youtube.com/embed/efugedrEjFY?wmode=transparent\x26autohide=1\x26egm=0\x26hd=1\x26iv_load_policy=3\x26modestbranding=1\x26rel=0\x26showinfo=0\x26showsearch=0\x22 frameborder=\x220\x22 allowfullscreen\x3e\x3c/iframe\x3e'

Murat Germen - Muta-Morfoz

C.A.M Galeri / Akaretler 17 Kasım- 17 Aralık 2011

Herhangi bir manipülasyon uygulanmaksızın, sadece panoromik fotoğrafların sıkıştırılması sonucu oluşan 2 yıllık ilginç bir proje…..

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
Bundan sonra asla kaçırmayacağım “Görsel Şölen”
Dört kez giderek sanattan soğumaya başladığım 12. İstanbul Bienali sonrası ” Ohh be, sanat varmış, görsellik varmış, estetiklik varmış, etkilenmek budur ! “ diyebildiğim Contemporary İstanbul 2011’den görüntüler……. (24 – 27 Kasım 2011)
—————————————————————————-
Contemporary İstanbul bu sene 526 sanatçı, 3000 eser, 20 ayrı ülkeden 42’si yurtdışı, 48’i yurt içi olmak üzere 90 çağdaş sanat galerisi ile beraber birçok paralel etkinlik ve projeye ev sahipliği yaptı. 
—————————————————————————
“şapşal memnuniyet ifadesi”
Pop-upView Separately

Bundan sonra asla kaçırmayacağım “Görsel Şölen”

Dört kez giderek sanattan soğumaya başladığım 12. İstanbul Bienali sonrası ” Ohh be, sanat varmış, görsellik varmış, estetiklik varmış, etkilenmek budur ! “ diyebildiğim Contemporary İstanbul 2011’den görüntüler……. (24 – 27 Kasım 2011)

—————————————————————————-

Contemporary İstanbul bu sene 526 sanatçı, 3000 eser, 20 ayrı ülkeden 42’si yurtdışı, 48’i yurt içi olmak üzere 90 çağdaş sanat galerisi ile beraber birçok paralel etkinlik ve projeye ev sahipliği yaptı. 

—————————————————————————

“şapşal memnuniyet ifadesi”


  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+


Guerilla Girls’ün İstanbul-Venedik sergisi sırasında; İstanbul Modern’de sergilenen afişi ya da Guerrilla Girls’e Malum Olduğu Şekliyle Türk Kadın Sanatçıların Geleceği (2006), Türkiye’de kadın sanatçıların durumunun, Avrupa ve ABD’deki hemcinslerinden çok daha iyi olduğunu iddia etti. Simgesel bir kahve falı üzerinden Türkiye sanat ortamına ilişkin kehanette bulundular. Bu fala göre gelecekte yabancı kadın sanatçılar kariyer yapabilmek için Türkiye’ye göç edecek. İşte böyle pembe bir tablo çizer Gerilla Kızlar… Tablo giderek daha da pembe oluyor doğrusu… Fal çıkıyor! Bu yılki Contemporary Istanbul’da da kadın sanatçılar ağırlıkta… Kadın sanatçılar kuşağına bakacak olursak en büyük dikkati, geçtiğimiz yıl olduğu gibi CDA ve Galeri Zillberman çekiyor. CDA Projects Galeri’de İpek Duben ve Şükran Moral, fuarın ateşli feminist sanatçıları olarak fuara özel çalışmalarıyla yerlerini alacaklar. Geçtiğimiz yıl Moral, Mardin’de üç erkekle evlendiği videosuyla tüm şimşekleri üzerine çekmişti. Ardından galeride gerçekleştirdiği performansıyla da fundamentalist İslami medyanın kışkırtmalarıyla tehditler almış, ülkeyi bir süreliğine terk etmek zorunda kalmıştı. Azade Köker de bu yılki fuarın kadın sanatçılar kuşağının kıdemli isimlerinden… Onu da, Galeri Zilberman temsil ediyor. Son sergisinde Japonya’daki nükleer felaketten ilham alan sanatçı, son dönem yapıtlarında doğanın tersine çalışması, öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen tepkisini konu edinmişti. Köker’in yanı sıra İpek Duben de fuarın güçlü kadın kuşağındakilerden… Kendisini Lovebook odasından hatırlayabilirsiniz. Kadına şiddetten haber veren gazetelerden oluşan bu yerleştirmesi için Duben şöyle diyordu; “ Ben orada ilgisizlik değil, bilgisizlik değil, inkâr değil, içleştirme duygusunu yaşatmak istiyorum. Onu da birtakım yöntemlerle yapmaya çalışıyorum, kullandığım ışığın özellikleri ve mekânın tanımı gibi. Mesela orada uçsuz bucaksız bir mekân duygusu yaratılıyor. İçindeki ışıklar bir sorgulama odasını oluşturuyor. Dolayısıyla kişi böyle bir atmosfere girdiği zaman renkleriyle, ışık dozuyla, mekânın denetimi, biçimi ve mimarisiyle, bütünüyle bir olgunun içinde buluyor kendini. Onun içinde yaşamaya başlıyor, yerleştirme de bu demek bu zaten. O insanların yerine kendinizi koymak durumundasınız. Nasıl olacak bu iş? Kendiniz de sorumlu olduğunuz zaman olabilir! Çünkü eğer cinayeti işleyen siz değilseniz; hırsız olan, ırkçı olan siz değilseniz, siz kendinizi onun yerine nasıl koyabilirsiniz? Sonuçlarını yaşayarak ancak.” Fuarın güçlü kadın kuşağında Galeri Nev’in sanatçıları da önemli bir yer tutuyor. Hale Tenger, İnci Eviner, Nermin Er, Canan Tolon; bu galerideki güçlü kadın sanatçı kanadının önde gelen isimleri. Tophane’deki galerilerde de yükselen genç kadın sanatçılar var. Galeri Non’da Handan Figen, Aslı Çavuşoğlu ve Güneş Terkol, Pg Art Gallery’de Reysi Kamhi, Günnur Özsoy, Pi Artworks’de Çınar Eslek, Gülay Semercioğlu, Merve Şendil, Daire Sanat’ta Gül Ilgaz, Galeri Elipsis’de Tulu Bayar gibi… Galeri Merkür bu yıl İzmirli kadın sanatçılarıyla fuarda. Duygu Süzen ve Sabire Susuz galerinin İzmirli genç kadın kuşağından isimler. Galeri x-ist’de Banu Birecikligil’in pentürünü görme şansı elde edebileceğimiz gibi Seda Hepsev’in de resimleri aynı şekilde merak uyandıracak. Pilot Galeri’nin de Bengü Karaduman, Necla Rüzgar, İrem Tok’tan oluşan kadınlar kadrosu her zamanki gibi sürpriz işlere ve heyecanlara gebe…
Pop-upView Separately


Guerilla Girls’ün İstanbul-Venedik sergisi sırasında; İstanbul Modern’de sergilenen afişi ya da Guerrilla Girls’e Malum Olduğu Şekliyle Türk Kadın Sanatçıların Geleceği (2006), Türkiye’de kadın sanatçıların durumunun, Avrupa ve ABD’deki hemcinslerinden çok daha iyi olduğunu iddia etti. Simgesel bir kahve falı üzerinden Türkiye sanat ortamına ilişkin kehanette bulundular. Bu fala göre gelecekte yabancı kadın sanatçılar kariyer yapabilmek için Türkiye’ye göç edecek. İşte böyle pembe bir tablo çizer Gerilla Kızlar… Tablo giderek daha da pembe oluyor doğrusu… Fal çıkıyor! Bu yılki Contemporary Istanbul’da da kadın sanatçılar ağırlıkta… Kadın sanatçılar kuşağına bakacak olursak en büyük dikkati, geçtiğimiz yıl olduğu gibi CDA ve Galeri Zillberman çekiyor. CDA Projects Galeri’de İpek Duben ve Şükran Moral, fuarın ateşli feminist sanatçıları olarak fuara özel çalışmalarıyla yerlerini alacaklar. Geçtiğimiz yıl Moral, Mardin’de üç erkekle evlendiği videosuyla tüm şimşekleri üzerine çekmişti. Ardından galeride gerçekleştirdiği performansıyla da fundamentalist İslami medyanın kışkırtmalarıyla tehditler almış, ülkeyi bir süreliğine terk etmek zorunda kalmıştı. Azade Köker de bu yılki fuarın kadın sanatçılar kuşağının kıdemli isimlerinden… Onu da, Galeri Zilberman temsil ediyor. Son sergisinde Japonya’daki nükleer felaketten ilham alan sanatçı, son dönem yapıtlarında doğanın tersine çalışması, öngörülemeyen ve kontrol edilemeyen tepkisini konu edinmişti. Köker’in yanı sıra İpek Duben de fuarın güçlü kadın kuşağındakilerden… Kendisini Lovebook odasından hatırlayabilirsiniz. Kadına şiddetten haber veren gazetelerden oluşan bu yerleştirmesi için Duben şöyle diyordu; “ Ben orada ilgisizlik değil, bilgisizlik değil, inkâr değil, içleştirme duygusunu yaşatmak istiyorum. Onu da birtakım yöntemlerle yapmaya çalışıyorum, kullandığım ışığın özellikleri ve mekânın tanımı gibi. Mesela orada uçsuz bucaksız bir mekân duygusu yaratılıyor. İçindeki ışıklar bir sorgulama odasını oluşturuyor. Dolayısıyla kişi böyle bir atmosfere girdiği zaman renkleriyle, ışık dozuyla, mekânın denetimi, biçimi ve mimarisiyle, bütünüyle bir olgunun içinde buluyor kendini. Onun içinde yaşamaya başlıyor, yerleştirme de bu demek bu zaten. O insanların yerine kendinizi koymak durumundasınız. Nasıl olacak bu iş? Kendiniz de sorumlu olduğunuz zaman olabilir! Çünkü eğer cinayeti işleyen siz değilseniz; hırsız olan, ırkçı olan siz değilseniz, siz kendinizi onun yerine nasıl koyabilirsiniz? Sonuçlarını yaşayarak ancak.” Fuarın güçlü kadın kuşağında Galeri Nev’in sanatçıları da önemli bir yer tutuyor. Hale Tenger, İnci Eviner, Nermin Er, Canan Tolon; bu galerideki güçlü kadın sanatçı kanadının önde gelen isimleri. Tophane’deki galerilerde de yükselen genç kadın sanatçılar var. Galeri Non’da Handan Figen, Aslı Çavuşoğlu ve Güneş Terkol, Pg Art Gallery’de Reysi Kamhi, Günnur Özsoy, Pi Artworks’de Çınar Eslek, Gülay Semercioğlu, Merve Şendil, Daire Sanat’ta Gül Ilgaz, Galeri Elipsis’de Tulu Bayar gibi… Galeri Merkür bu yıl İzmirli kadın sanatçılarıyla fuarda. Duygu Süzen ve Sabire Susuz galerinin İzmirli genç kadın kuşağından isimler. Galeri x-ist’de Banu Birecikligil’in pentürünü görme şansı elde edebileceğimiz gibi Seda Hepsev’in de resimleri aynı şekilde merak uyandıracak. Pilot Galeri’nin de Bengü Karaduman, Necla Rüzgar, İrem Tok’tan oluşan kadınlar kadrosu her zamanki gibi sürpriz işlere ve heyecanlara gebe…

  • 1 yıl önce
  • Kalıcı bağlantı
Share

Kısa URL

TwitterFacebookPinterestGoogle+
2 sayfadan 1. sayfa
← Daha yeni • Daha eski →

Hakkında

Avatar Betül ETİK
20110104008
Plato / FVK TR

Me, Elsewhere

  • @betul_etik on Twitter
  • Facebook Profile
  • betuletik on Vimeo
  • TheSoulVibrations on Youtube
  • GrandFunkRailroad on Soundcloud
  • Google

Takip ettiklerim

  • artistinherownmind
  • withintheyellowclouds
  • enpundit
  • thelookingglassgallery
  • ronulicny
  • mandalism
  • laranjafotoarte
  • ymutate
  • johnkatsmc5
  • bovarist

I Dig These Posts

Daha fazla gör →

Top

  • RSS
  • Rastgele
  • Arşiv
  • Mobil
Effector Theme by Pixel Union